Değerli Misafirlerimiz,

Gordion Hotel kapılarını açalı tam beş yıl olmuş.  Otelimizi “Gordion” adıyla ve üstün özellikli bir butik otel olarak  inşa etme fikri, bundan yedi yıl önce babamla Ankara’daki şirket merkezimizde sohbet ederken doğdu. O zamanlar henüz Dışişleri Bakanlığındaki kariyerinin başlangıcında olan ve Atina tayininden yeni dönmüş genç bir diplomattım. Bakanlıktaki görevimden ayrılıp özel sektörde çalışma düşüncesi ciddi ciddi kafamı kurcalıyordu.  Ankara’nın merkezinde, başkentimize yaraşır, tarihimizden, kültürümüzden esinlenen, gerçekten özel bir otel inşa etme projesi o kadar heyecan vericiydi ki derhal projemizi gerçeklestirmeye koyulduk.



İngiltere’deki Glasgow Üniversitesinde yüksek lisans çalışmamı yaparken, bazı hafta sonlarında otele dönüştürülmüş şatolarda, saraylarda, kalelerde arkadaşlarla kalmaya gider, bu şatoların çevresindeki dağlarda, göl–nehir kıyılarında  bol bol  doğa yürüyüşü yapardık. O zamanlar bütün o muhteşem otelleri en ince detayına kadar hayranlıkla inceler, bizim ülkemizde de bizim tarihimizi, kültürümüzü yansıtan böyle oteller olması gerektiğini, otelciliğimizi tutsak alan “kitsch”likten uzaklaşılarak tarihimizin zenginliğinden ilham alınması gerektiğini düşünür ve hep böyle bir otelim olmasının hayalini kurardım.  İşte hiç beklenmedik bir zamanda bu hayalimi gerçekleştirme fırsatı doğdu.  2001 ekonomik krizinin o zorlu ve kasvetli günlerinde, firma olarak büyük risk alarak 1.5 yıl gibi çok kısa bir  süre içinde Gordion Hotel’i inşa ettik ve hizmete açtık. Otelin mimari projesi MRC Tasarım’ın değerli mimarları  tarafindan hazırlandı.

Ben de büyük bir hevesle kolları sıvayarak A’dan Z’ye tüm iç dekorasyon “konsept”ini ve otelin kurumsal kimliğini oluşturdum.  Otelin odalarındaki ve salonlarındaki tüm mobilyaları, kumaşları, derileri, aydınlatma elemanlarını, duvar-yer kaplamalarını, el halılarını, gümüşleri, döküm pirinçleri, aksesuarları, bir oteli oluşturan yüzlerce dekoratif detayı, Ankara-Istanbul  arasında adeta mekik dokuyarak,  kitaplardan, internetten yüzlerce kaynağı tarayarak tek tek seçtim.  Seçilenler, Ankara ve İstanbul’daki ünlü firmalara, Kapalıçarşı’nın tanınmış ustalarına yaptırıldı. Tüm odalarda kullanılan kumaşlar, Vakko’nun uluslararası ödüller kazanmış ve Topkapı Sarayı’nda bulunan kaftanların, tekstillerin desenlerinin stilize edilmesiyle oluşturulan muhteşem Osmanlı Kumaşları Koleksiyonu’ndan seçildi.

Yıllarca Istanbul’dan, Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinden topladığım ülkemizle ilgili  16, 17 ve 18. yüzyıllara ait antika  gravür ve harita koleksiyonum otelimizin duvarlarında yerlerini aldı. Yine Mülkiye’deki öğrencilik yıllarımdan beri büyük bir hevesle topladığım Osmanlı ve Cumhuriyet madalyaları ve nişanlarıyla, Avrupa ülkeleri  madalya ve nişanlarından oluşan koleksiyonum daimi olarak misafirlerimizin ilgisine sunuldu.  Otelin her köşesinde “Klasik” stille Osmanlı stilini harmanlayan bir  ev sıcaklığını vermeye çalıştık.

İnşaatin başından sonuna kadar bir gün bile santiyeden ayrılmayan babam, Aker Insaat A.Ş.’nin kurucusu olarak Türk inşaat sektöründeki 35 yıllık deneyiminden ve makine mühendisliğinden gelen tüm teknik birikimini Gordion Hotel’in inşaatına aktardı.  Misafirlerimizin rahatı ve konforu için gerekli üstyapının ve teknik altyapının oluşturulmasını sağladı.  Böylece  mühendis kökenli bir baba ile Mülkiye kökenli bir oğulun el ele vermesiyle, teknik altyapısı mükemmel, misafirleriyle empati ve iletişim kuran, her şeyden önemlisi misafirlerimizin sözleriyle, “ruhu ve yüksek enerjisi” olan bir mekan ortaya çıktı ve kısa sürede Ankara’nın en iyi otelleri arasında yerini aldı. Şimdi Gordion Hotel projesini aşacak yeni otel projelerine yelken açmak için İstanbul’da araştırma ve çalışmalara başlıyoruz.

Tüm misafirlerimizin Gordion Hotel’de rahat ve mutlu günler geçirmesi dileğiyle...

Tacdin Aker
Aker A.S.
Yön. Kur. Bşk. Yrd.